Kabuğundaki Yengeç

Istanbul’un beyazlara burundugu bir kis sabahi. Gune karlarin aydinligi ve o soba dumanlarinin havaya verdigi is kokusuyla uyandim sabah. 5 belki 6 parmak olmus kar kalinligi. Cocuklarin heyecan verici sesleri geliyor disardan belli ki cok egleniyorlar.

Sicak dusumu aldiktan sonra bir 5 dakika aynada kendime baktim. Yillar once aynada gordugum yuze gore artik saclari azalmis ve hafif beyazlasmis biri var karsimda. Icimde hala bir cocuk var belki ama bedenim giderek yaslaniyor dedim icimden…

Aynanin karsisinda gecen birkac dakikanin ardindan mutfaktan gelen fokurdama sesleri geldi kulagima, sanirim cay kaynamisti.
Elimde cay fincanim cocuklari seyrediyordum camdan o an zamanin ne kadar cabuk akip gittigini farketmistim. Bir zamanlar bende onlarin yaslarinda oyun oynuyordum bu sokakta. Simdi ise sadece ise gidip gelirken soylene soylene yurudugum yada gece arabama park yeri bulamadigim icin sinirlendigim bir yer oldugunu farkettim, oysa ne anilarim vardi burada unutup icime attigim.

Izin gunumun vermis oldugu rahatlik vardi uzerimde yillardir aliskanligim olan “izin gunumde esofman giyerim” felsefem bu yasima kadar hic degismedi aslinda. Esofmanlarimin altina botlari giydigim gibi ciktim sokaga.

Yillarca bir kabuk vardi etrafimda kimsenin iceri ulasmasina izin vermeden yasadim sanki. Icimde incinmis bir cocuk vardi ve kimse ona zarar vermesin diye bir duvar ormustum sanki etrafina. Yaptigim yanlislarin farkindaydim ama korkuyordum onu kaybetmekten.

Dusunceler icinde yururken bi an yillardir gormedigim bir arkadasimi gordum ailesiyle beraber isil isil suslenmis yilbasina hazirlanmis cadde de karlarda yurumeye calisiyorlardi.konustuk oyle 1-2 dk. Hic sormadi bana bazi seyleri sanirim boyle kabul etmislerdi artik beni.

Yurudugum her kaldirimda bir ani canlaniyordu gozumde, cadde de. Yol kenarinda bir banka oturup insanlari izlemek istedim bi sure. Sanki gecmisim vardi etrafta arkadaslarimla yaptigim saklabanliklar, Yolda gordugum guzel bir kiz, tek basima kafami dinledigim zamanlar hepsi gozumde canlaniyordu o kadar cabuk gecmisti ki zaman suan arkama donup baktigimda ne cok sey yasamisim diyordum.

Ama anilarimda bi yerden sonra hep bisilerin eksik oldugunu farkettim. Sanki bir parcam bir yanim hep eksik. Yuzum guluyor ama aslinda icim agliyor gibi oldugunu farkettim. Tenlerde aramisim hep mutlulugu icimdeki cocugu koruyordum belkide.

Aslinda yillarca kendimi avutmusum sanirim. Benim ihtiyacim olan 4 duvar arasina tikilmak degil o cocugun elinden tutup oradan cikaracak biriydi aslinda…

Bir önceki yazımız olan Bir gece başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Recent Entries

Leave a Reply

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.