İlk Defa Söylemesi Zordur…

Ilk defa seni seviyorum demek hep zordur. Kelimeler bogazina dolanir,avuclarin terler,gunlerce bazen haftalarca kafayi yersin soyleyebilmek icin. Ama kiyamazsin yasadigin hislere… Buyunun bozulmasindan korkarsin. Bilemezsin kimi zaman ne tepki verecegini karsindakinin. Kiskanirsun onu devamli herkesten!

Gozlerinin icine bakarsin kimi zaman. O sana dokunur senin ne hissettigini bilmeden. Senin kalbin cikicak gibi carpar ama o belki sadece sana birsey sormak istemistir. Diline dolanir kelimeler anlatamazsin demek istediginin. Basbasa kaldiginda heyecandan konusacak konu bulamazsin. Ellerin titrer! Buz gibi havada yaniyor olur bedenin! O usurken sen tshirt ile karlara atarsin kendini. Haykirmak istersin ona sevdigini. Ama ilk defa soylemesi cok zordur bu iki kelimeyi!

Seni Seviyorum!

Ocak 23rd, 2012 by Mehmet Erdem | No Comments »

What’s Your Number? 2011

What’s your number? hımm bence what’s your sex number? 🙂 Güzel bir romantik komedi. Ally’nin(Anna Faris) dergide okuduğu bir makale ile başlıyor aslında. Dergiye göre ülke genelinde (USA) bir kadının hayatı boyunca yattığı erkek sayısı ortalaması 10,5 miş. Fakat şöyle bir durum var ki Ally tam 19 erkek ile beraber olmuş. Arkadaşlarının yanında verdiği karar ile 20. erkeğin son olacağını ve onunla evleneceğini söylemiştir. Fakat uzun ve yüksek oranda alkollü geçen bir geceden sonra eski patronu ile yatakta çıplak uyanır ve heyecan başlar. 20 erkek sınırını aşamayacağı için hovarda yan komşusu Colin’in (Chris Evans) yardımı ile eski sevgililerine ulaşmaya çalışır ve bu sırada farkında olmadan Colin’e aşık olur. Kısacası sonu aslında çok belli olan bir romantik komedi. IMDB puanlarına baktığımda 5,7 olarak gözüküyor ama bence biraz daha fazlasını hakeden bir film.

Bu arada söylemeden yapamayacağım. Anna Faris hani şu Scary Movie filminin salak kızı yaşı büyüdükçe güzelleşiyor. Film boyunca popo ve göğüs ziyafeti hat safada.

İzlemeyenlere Duyurulur 🙂

Ocak 23rd, 2012 by Mehmet Erdem | No Comments »

spartacus vengeance sezon 2 bölüm 1

Bence güzel bir başlanğıç oldu. Yeni spartacus’e ilk başlarda gözüm alışmamıştı ama sonradan ortalara doğru tamam olmuş dedim. 1 sezon gibi yine kan dolu bir bölümdü. Cinsellik biraz daha az bu sefer sanki ama bakalım ilerleyen bölümler nasıl olacak. Açıkcası bölümden fazlada bahsetmek istemiyorum fakat Lucretia’nın ölmemiş olması hoşuma gitmedi. Bence o gün Batiatus evindeki herkes ölmeliydi…

Ocak 22nd, 2012 by Mehmet Erdem | No Comments »

Kabuğundaki Yengeç

Istanbul’un beyazlara burundugu bir kis sabahi. Gune karlarin aydinligi ve o soba dumanlarinin havaya verdigi is kokusuyla uyandim sabah. 5 belki 6 parmak olmus kar kalinligi. Cocuklarin heyecan verici sesleri geliyor disardan belli ki cok egleniyorlar.

Sicak dusumu aldiktan sonra bir 5 dakika aynada kendime baktim. Yillar once aynada gordugum yuze gore artik saclari azalmis ve hafif beyazlasmis biri var karsimda. Icimde hala bir cocuk var belki ama bedenim giderek yaslaniyor dedim icimden…

Aynanin karsisinda gecen birkac dakikanin ardindan mutfaktan gelen fokurdama sesleri geldi kulagima, sanirim cay kaynamisti.
Elimde cay fincanim cocuklari seyrediyordum camdan o an zamanin ne kadar cabuk akip gittigini farketmistim. Bir zamanlar bende onlarin yaslarinda oyun oynuyordum bu sokakta. Simdi ise sadece ise gidip gelirken soylene soylene yurudugum yada gece arabama park yeri bulamadigim icin sinirlendigim bir yer oldugunu farkettim, oysa ne anilarim vardi burada unutup icime attigim.

Izin gunumun vermis oldugu rahatlik vardi uzerimde yillardir aliskanligim olan “izin gunumde esofman giyerim” felsefem bu yasima kadar hic degismedi aslinda. Esofmanlarimin altina botlari giydigim gibi ciktim sokaga.

Yillarca bir kabuk vardi etrafimda kimsenin iceri ulasmasina izin vermeden yasadim sanki. Icimde incinmis bir cocuk vardi ve kimse ona zarar vermesin diye bir duvar ormustum sanki etrafina. Yaptigim yanlislarin farkindaydim ama korkuyordum onu kaybetmekten.

Dusunceler icinde yururken bi an yillardir gormedigim bir arkadasimi gordum ailesiyle beraber isil isil suslenmis yilbasina hazirlanmis cadde de karlarda yurumeye calisiyorlardi.konustuk oyle 1-2 dk. Hic sormadi bana bazi seyleri sanirim boyle kabul etmislerdi artik beni.

Yurudugum her kaldirimda bir ani canlaniyordu gozumde, cadde de. Yol kenarinda bir banka oturup insanlari izlemek istedim bi sure. Sanki gecmisim vardi etrafta arkadaslarimla yaptigim saklabanliklar, Yolda gordugum guzel bir kiz, tek basima kafami dinledigim zamanlar hepsi gozumde canlaniyordu o kadar cabuk gecmisti ki zaman suan arkama donup baktigimda ne cok sey yasamisim diyordum.

Ama anilarimda bi yerden sonra hep bisilerin eksik oldugunu farkettim. Sanki bir parcam bir yanim hep eksik. Yuzum guluyor ama aslinda icim agliyor gibi oldugunu farkettim. Tenlerde aramisim hep mutlulugu icimdeki cocugu koruyordum belkide.

Aslinda yillarca kendimi avutmusum sanirim. Benim ihtiyacim olan 4 duvar arasina tikilmak degil o cocugun elinden tutup oradan cikaracak biriydi aslinda…

Ocak 22nd, 2012 by Mehmet Erdem | No Comments »

Real Steel 2011

Nerden başlasam nasıl anlatsam bilemiyorum. Son zamanlarda izlediğim en iyi filmlerden biriydi açıkcası. evet ben biraz geç izledim malesef ki! Fakat filme oyum kesinlikle 8,5.

Neden 8,5 peki. -0,5 puan tüm film boyunca robotun kendi kendine hareket etmesini beklememden dolayı. Sanırım çok fazla iRobot ve Transformers tarzı film seyrediyorum.

-1,0 puan tabi ki biricik aşkım! Evangeline Lilly’ye çok az sahne verilmiş olmasından dolayı. Yaa tamam şimdi sapık gözüyle bakacaksınız fakat kesinlikle bir sevişme sahnesi olmalıydı.

Kısacası fantastik filmleri seviyorsanız kesinlikle izlemeye değer bir film.

Ocak 22nd, 2012 by Mehmet Erdem | No Comments »

Drive 2011

 Drive 2011

Başrolde Ryan Gosling oynadığı için ilgimi çekmişti aslında. İzlediğim 100 dakikanın boşa gittiğini düşünüyorum açıkcası. Film çok durağan ve yavaştı biraz Transporter çakması olmuştu hatta.

IMDB puanlarını kontrol ettiğimde 8,1 gözüküyor fakat benim gözümde 4,0 ancak alabilecek bir film.

Boş zamanınız varsa film kültürünüzü artırmak için izlenebilir. Fakat çok ümitlenmeyin çok memnun kalmayacaksınız.

Ocak 22nd, 2012 by Mehmet Erdem | No Comments »

Bir gece

Sim siyah bir gece,

Kulagimda sadece suyun cakil taslariyla yaptigi muzigin ahengli sesleri var.

 

Isiltilar yukseliyor sahilin otesinden. bir sahil kasabasindaki yaz kalabaliginin uzaktan gelen sesleri var…

 

Yalnizligin verdigi sakinlik,huzur icime islemis durumda. Kimsenin yada hic bir aninin bunu bozmasini istemiyorum suanda. Ama gozlerimi her kapadigimda ihanetler,yitip giden dostluklar geliyor gozlerimin onune.

 

Ama bir isik var uzerlerinde yukselen, gozumu kamastiriyor kimi zaman ama yakip atiyor kotulukleri hayallerimden aliyor. Karanligi aydinlatiyor sanki pasparlak bir dolunay gibi aydinlatiyor hayatimi. Bana karanlikta dogru yonu bulmami sagliyor kimi zaman. Agac yosunlarina yada yildizlara bakmama gerek kalmiyor. Ayin geceyi aydinlattigi gibi hayatimi aydinlatiyor. Normalde karanlik nedeniyle gormedigim kotulukleri gormemde yardimci oluyor.

 

Ictigim siselerin kayalardan seken dalgalarin etkisiyle birbirine vurmasi ile cikardigi sese actim gozlerimi. Ay tepeme yukselmisti acaba ne kadar saattir gozlerim kapa,saat kac hic bir fikrim yok. Yaz aksaminin hafif esintisi,ayin deniz uzerindeki yakamoz dansi ve hayalimdeki isigin verdigi mutlulukla siritiyorum. Delirdimmi? Neden siritiyorum? Neden guluyorum? Bu isik neyi ifade ediyor? Neden beni mutlu ediyor? Nasil yasanan onca seyin uzerine cikabiliryor? Nasil unutturuyor ki o kadar yasanani? Cok soru var kafamda artik. Askmi acaba bu isik? Cok merak ediyorum bu sorunun cevabini.

 

Sanirim sabah olmak uzere urpertici sabah ezaninin sesi yankilanmaya basladi etrafta uzaktaki kasabanin isiltisida kesilmis durumda. Havaya dusen alacalik bir saat icinde daglarin ardindan gunesin cikacaginin haberini vermeye basladi. Gece bitiyordu, karanlik sona eriyordu ama hala cevaplayamamistim sorulari.

 

Korkularimi,guvensizliklerimi,cektigim aciyi silip atmistim bir gecede belki!

 

Ama neydi hayatimi bu yonde etkileyen o isik?

Ocak 22nd, 2012 by Mehmet Erdem | No Comments »

Hacked by HiLLs

Hacked by HiLLs

Ocak 18th, 2012 by Mehmet Erdem | 1 Comment »